CHP MANAVGAT’TAN NE ZAMAN ÖZÜR DİLEYECEK?
Demokrasi, Manavgat’ın adeta bir oyunudur. Bu öyle bir oyundur ki söylemde herkes onu “özgürlükçü demokrasi” olarak oynarken uygulama da ise pek çok siyasi bu oyunu, “militan demokrasinin” kurallarına göre oynamayı tercih eder.
Manavgat’ta paçavra haline getirilen demokrasi; fehim, kerim, hâkim ve hatta metin olmayan, olamayan ve olması da mümkün olmayan siyasiler tarafından halkçı, eşitlikçi, muhafazakâr, milliyetçi ve çoğu zaman da sosyalist ve sol jargonla süslenerek Manavgat Halkına yutturulmaya çalışıldı ve hatta yutturuldu. Manavgat’a özgü otokratik ve totaliter zihniyetlerin tahammülsüzlüğü militan ruhla birleşince Manavgat’ta maalesef ki çoğunluğun azınlığa tahakkümü başladı. Üzülerek ifade etmeliyiz ki Manavgat için bu yeni bir şeyde değil. Bahsi geçen tahakküm siyasetten ekonomiye, kültürden pek çok sosyal meseleye kadar sirayet etmiştir.
Manavgat’ın dört bir yanını kaplamış hodbinlerin veya fotoğraf kuyruklarında ömür tüketmiş paçoz tiplerin müstemlekeci edasıyla beyzade marazlığının etkisindeki zihniyetlerinden kaynaklı olsa gerek Manavgat’ta ifade hürriyetine saygı göstermek pek de olası değildir.
Yazımızın özünü oluşturan Şubat ayı Manavgat Belediye Meclisinde yaşananları Gezgin Adam TV’den izleyenler bilir. Meclis konuşmalarında AK Parti grubunun uzun bir konuşma yapması CHP grubunu rahatsız etti. Söz sırası MHP Grubuna gelince de mikrofon arızasını fırsat bilen CHP’li Belediye Meclis üyelerinden bazıları AK Parti konuşmasını MHP’ye mal ederek sanki uzun konuşmayı MHP Grubu yapmış gibi “Mikrofonun pili iyi ki zayıflamış, burası genel siyaset yeri değil burası Manavgat Meclisi arkadaşlar; pil iyi ki zayıflamış” gibi cümlelerle demokratik teamüllerden uzak, sokak geleneklerine uygun sataşmalarda bulundular. İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra Antalya’da başlayan ve büyük çoğunluğunu CHP’lilerin oluşturduğu sokak gösterileri sırasında öğrenildiğini düşündüğümüz bu sataşmalar demokratik halk iradesini gasp etmeye yönelik olduğu kanaatindeyiz. Sokağın çatışmacı kültürüne dayanan ve uzlaşma kültüründen uzak, ifade hürriyetini Manavgat Demokrasinin kalbinde ret eden bu cümleler ifade ve fikir hürriyetine duyulan saygıyı da gözler önüne sermiştir.
Konuşma metinleri ister hazır ister spontane ister genel ister yerel siyasetle ilgili olsun uzunluğuna ve kısalığına bakılmaksızın meclislerde oturumu idare eden başkanının müsaade ettiği ölçüde veya önceden belirlenmiş grup konuşma sürelerine göre okunur, dinlenir. Daha düne kadar TBMM’de kürsü konuşma süreleri AK Parti oyları ile kısaltıldığında milletin sesi kısılmaya çalışılıyor diye ortalığı ayağa kaldıran CHP değil miydi? TBMM’de vekiller daha çok konuşsun diye demokrasi nutukları atan CHP ile Manavgat Belediye Meclisinde ifade hürriyetini ayaklar altına alan ve partinin grubu adına konuşacak bir siyasiyi konuşturmayan CHP’liler aynı CHP tüzel kişiliğine mensup değil mi!

Bahsi geçen Manavgat Belediyesi Meclis toplantısı: “yerel siyaset yapılsın, pil iyi ki zayıflamış” diyebilenlerin üye olduğu CHP’nin Manavgat’a özür borcu vardır. 2024 Mart seçimlerinde kendilerini özgürlükçü demokrasi savunucusu olarak ilan edip milleti aldattıkları için? CHP’nin tek özrü bunun için değil kamu malına halel getiren, yolsuzluk ve rüşvet çemberi oluşturan bir zümreyi Belediye Başkanı seçtirdiği için de olmalıdır. Ama bunda acele edilmemelidir ne de olsa masumiyet karinesi var ne de olsa ismi yolsuzluk iddianamesinde olan başkan ve ekibi partinizden istifa etti. Böylelikle sizin sorumluluğunuz da kalmadı!
Evet CHP Manavgat’tan özür dilemelidir, Manavgat’a öz eleştirisini de vermelidir. Ne de olsa CHP Manavgat, devrimci gelenekten gelen bol miktarda siyasetçiye de sahip. Sadece Manavgat Halkından değil Başkan Vekiline de bir özür borcunuz var. Neden mi? Meclis oturumunu yöneten CHP’li Manavgat Belediye Başkan Vekilinin yönetim gücünü ve otoritesini CHP’li Meclis üyeleri baltaladığı için. Unutmayın ki müdahale de bulunan meclis üyeleri Başkan Vekilinin söz hakkı verdiği bir yerde konuşmacıya müdahale de bulunarak konuşmasını engellemesi düpedüz aynı partiden olduğu Belediye Başkan Vekiline ve onun şahsında Manavgatlıya hakarettir, ayrıca onun iradesini, onun yönetim yetkisini hiçe saymaktır. Yaptığı konuşmadan dolayı AK Parti’yi tenkit etmek, MHP’li üyeyi demorilize ederek konuşturmamak Manavgat’ta AK Parti ve MHP’ye oy verenlere saygı göstermemektir. İtirazınızı duyar gibiyim: “Bunların katmerlisini TBMM’de AK Parti bize yapıyor!”. Zaten bütün mesele de bu işte. Sizin onlardan, onların da sizden herhangi bir farkının kalmaması. Sadece mekan ve kişiler farklı ama senaryo her iki cenah içinde hep aynı!
Manavgat Belediye Meclisinde genel siyaset konuşulmaz diyen CHP grubu ne de çabuk unuttu Cumhurbaşkanı adayı ilan ettikleri İmamoğlu’nun tutuklanması ile ilgili Türkiye’nin dört bir yanında yönettikleri belediye meclislerinde yaptıkları konuşmaları. CHP grubu içerisindeki bu arkadaşlar acaba CHP’li Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın her hafta ülke ekonomisinden, memleketteki anayasal düzene kadar pek çok ulusal konuyla ilgili yaptığı konuşmaları hiç işitmiyor mu? Acaba Ümit Uysal’a Antalya ve Muratpaşa gündemine dön diyebiliyorlar mı? Kendi partilerinden Belediye Başkanları, meclis üyeleri konuşunca sorun yok, AK Partili Meclis üyesi konuşunca, MHP’li üye konuşmak isteyince karşı çık! Bu tavır ve müdahale nasıl bir demokrasi anlayışı, nasıl bir cumhuriyetçilik ve nasıl bir ifade hürriyetine saygı duymaktır? Bu olsa olsa taassuptur, mürteciliktir. Bu olsa olsa Kadızade Mehmet’e bürünmektir. Ama unutmayın ki Molla Kasım gibiler Yunuslara karşı hep kaybeder. Ne diyor Yunus: “Derviş Yunus bu sözü / Eğri büğrü söyleme / Seni sıygaya çeker / Bir Molla Kasım gelir”
Evi camdan olanlar başkasının penceresine taş atmamalıdır. Demokrat olamayan, fikir ve ifade hürriyetine saygı duymayanların AK Parti ve MHP’yi bu konularda eleştirmesi sadece vasatlıktır.

Oykun Başar’a çağrımız Manavgat’ın iradesini temsil eden meclis üyelerine reva görülen muameleden dolayı Manavgat Kamuoyundan özür dilemesidir. Manavgat Belediye Meclisinde ortaya çıkan bu manzaranın baş sorumlusu sizsiniz. Partinizin iradesini temsil eden her bir Belediye Meclis üyesinin belirlenmesinde kağıt üzerindeki sorumlu sizsiniz. Manavgat Demokrasisinin bağrına hançer saplayanları Meclise taşıyan sizdiniz ve yönetiminizdi. Manavgat Demokrasisini baltalayan Mart 2024 seçimlerini kazanan ve 4 Temmuz sonrasındaki tüm olayların içerisindeki kişiler sizin olurunuzla seçimlere girmiş ve sizin riyasetinizde seçimleri kazandığı herkesçe malumdur. Sayın Başar, CHP’nin Manavgat için geliştirdiği siyasal proje sizin aday yaptığınız, önerdiğiniz ya da onay verdiğiniz Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyeleri eliyle iflas ettiğini ne zamana kadar görmezden geleceksiniz? Sayın Başar, Belediye Meclis üyelerinin ifade hürriyetini AK Parti yöntemleriyle heder edilmesinden dolayı Manavgat’a bir özrü çok görmemelisiniz! Görmedim, duymadım, bilmiyorum tavrınız acaba sizin yanlış tercihlerinizi ve sorumluluğunuzu kapatmaya yeter mi? 16,5 yıllık CHP’nin Manavgat’ta ki yerel yönetiminde CHP belki mekin oldu ama aynı zamanda tekin de oldu. Kanıt mı son iki Belediye Başkanınızın mevcut ikamet ettikleri yere bakınız. Bu bile başlı başına bir özür nedeni değil midir? Kalın sağlıcakla.
ömer kaçmaz
Tarih: 07-02-2026